Blog

Medaim Yanık-Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu

24 Ocak 2019

Psikoterapinin öncü isimleri Türkiye Psikoterapi Zirvesi’nde buluştu. 28-29 Nisan 2018 tarihlerinde Yıldız Teknik Üniversitesi, Davutpaşa Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen zirvede, Prof. Dr. Medaim Yanık ‘‘Kişilik Bozuklukları ve Psikoterapi’’ konu başlığıyla yaptığı sunumla yerini aldı.

Konuşmasının başında Dissosiyatif Bozuklukların önemine dikkat çeken Yanık, Otizm, Bipolar, Obsesif Kompulsif Bozukluk gibi biyolojik ve genetik kökenden gelen bozukluklar, Çekingen Kişilik Bozukluğu, Şizoid Kişilik Bozukluğu gibi Mizaç Bozuklukları ve stres veya travma sonucunda ortaya çıkmış bozukluklar olmak üzere üç çeşit psikolojik rahatsızlık olduğunu ifade ederek, Dissosiyatif bozuklukların, Psikiyatri ve Psikolojinin üçte biri olduğuna işaret etmekte ve konuşmasında bu bölüm ile ilgili psikoterapi yaklaşımlarına odaklanacağını belirtmektedir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu (DKB) Nedir?

Travmatik durumlarla karşılaşan çocuk zihni, yaşadığı yoğun acı ve zorluğa dayanamaz; bu sebeple acıları diğer bir zihnin taşıyacağı şekilde zihni böler. Böylece zihnin bir parçası sanki bu zorlukları yaşamıyormuş gibi olur, acılar ayrışan zihinde tutulur (Yanık, 2018, s.1). Diğer bir ifadeyle, travmatik bir olay yaşayan çocuk, zihninde o travmatik olayı yaşayan başka bir kimlik üreterek; ¨Bu bana olmadı ki, başkasına oldu¨ diyerek, acıdan geçici olarak kurtulmanın bir yolunu bulmuş olur. Dolayısıyla DKB, başlangıçta bir savunma mekanizması olarak işlev görmekle beraber zamanla patolojik bir sürece dönüşmüş olur.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunda temel meselenin alter kişilik denilen ayrı bir otonomi kazanmış, ayrı bir zihnin varlığı olduğuna işaret eden Yanık, alter kimliklerin ayrı insanlar olarak görülmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Tekil zihnin bölünmesi ile ortaya çıkan alter kimliklerin kendilerine has isimleri, yaşları, beden özellikleri, şahsiyet özellikleri ve benlik algıları olabileceğine işaret eden Yanık, her bir kimliğin sorumluluğunun ve fonksiyonunun oluştuğunu ve belirli durumlarda belirli bir kimliğin bedeni etkilemeye başladığını belirtmektedir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu ve Travma

Dissosiyatif Kimlik bozukluğunu anlayabilmemiz için zihnimizde değiştirmemiz gereken diğer bir meselenin travmayı ele alma biçimi olduğuna işaret eden Yanık, Tip 1 travmanın ihmal ve kötüye kullanma; tip 2 travmanın aile ortamındaki disfonksiyonel durum veya aşırı yalnızlık halleri, tip 3 travmanın ise kişinin erken çocukluk döneminde saçlarının dökülmesi, çocukluk hastalığı yaşaması, yarık dudaklı doğmuş olması ve buna bağlı dışlamaya, psikolojik zorlanmaya bağlı olması olmak üzere 3 tip travma olduğunu ve bunların da zihinsel bölünmeye sebep olabileceğini belirtmektedir.  Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu, çocukluk travması yaşayan bir çocuğun, yaşanan zorluklara karşı baş etme mekanizması olarak işlev görür. Bu nedenle zor çocukluk yaşayan birinde Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olup olmadığına bakılması gerekeceği gibi, bunun tersinin de mümkün olabileceğini belirtmektedir. Diğer bir ifadeyle, Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu bulduğumuzda ¨Travması nedir?¨ sorusunun incelenmesinin önemini vurgulamaktadır.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun Belirtileri

Erişkin döneminde günde birkaç saat hayal kuran insanlarda Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu olabileceğine dikkat çeken Yanık, dikkat eksikliğinin bazı belirtilerinin sık sık alterin değişmesine bağlı hafızanın değişmesi, dalıp gitme, ciddi bir dikkat eksikliği problemi olması olduğunu vurgulamakta, zihin bütüncül hale getirildiği takdirde dikkatin tamamen toparlanacağına işaret etmektedir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun Tanımlanması

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun bir halk sağlığı sorunu olduğuna ve çok erken dönemde başlamış olduğuna dikkat çeken Yanık, müdahale edilmediği takdirde yaşla beraber yeni travmalarla beraber yeni bölünmeler, yeni kimlikler oluştuğuna ve hastalığın giderek artan, dallanan budaklanan bir hale geldiğine işaret etmekte, bu sebeple özellikle çocukluk ve ergenlik döneminde teşhis edilebildiği takdirde çok daha hızlı müdahale edilebileceğini vurgulamaktadır. İç ses, hafıza ve affekt disregülasyonunun DKB’nin tanımlanması için gereken kriterler olduğu belirtilmiştir.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğunun Tedavisi

Tedavi tanının netleştirilmesi ve stabilizasyonu, travmanın ele alınması ve entegrasyon olmak üzere üç tane aşamadan oluşmaktadır.

1) Tanının Netleştirilmesi ve Stabilizasyonu

Tedavinin ilk dönemi; tanının konulması ve alter sisteminin anlaşılması, terapi işbirliğinin ve güven ilişkisinin kurulması, danışana DKB konusunda psikoeğitim verilmesi, güvenliğin sağlanması ve gündelik sorunlar için stabilizasyon sağlanması olmak üzere 5 ayrı süreçten oluşmaktadır (Yanık, 2018, s. 89).

2) Travmanın Ele Alınması

Stabilizasyon dönemi sağlandıktan sonra, ¨Kişi niye bölündü?¨ sorusuna odaklanılması ve travmanın çalışılması gerektiğine işaret eden Yanık, o kişiyi bölen alter kimliklerin her birinin bizi travmaya götüreceğini belirtmektedir. Çünkü her bir alter kimlik, travmatik anı sırasında var olmaktadır. Alter kimliklerin kişinin zihin dünyasındaki haritalama gibi bize yol göstereceğine, bazen travmaya, bazen güçlü bir psikolojik ihtiyaca götüreceğine, bazense ilişkilerdeki zedelenmeye götüreceğine işaret etmektedir.

3) Entegrasyon ve Yeniden Bölünmeksizin Sorunlarla Baş Etme

Üçüncü dönem ise kimliklerin bir araya getirilmesi, orijinal zihnin bölünen halden sonra yeniden orijinal hale, yani bütün bir hale getirilmeye çalışıldığı dönemdir. Sürecin en kritik noktasının alter kimliklerin, ev sahibi kimlik ile birleştirilmesi olduğuna işaret eden Yanık, birleşmenin farklı ritüelleri olduğuna dikkat çekmektedir.

Tedavi sürecinde alter kimliklerin özetlendiği bir şablon yapılmasının ve not alınmasının önemine vurgu yapan Yanık, Alter kimliklerin kişisel bir muamele beklediğinin altını çizmektedir. Terapinin amacı alterlerin ortak ajandaya, ortak hayatı yaşadıkları ortak bilince getirilmesi için çalışmaktır.

Yuvarlak Masa Tekniği

Alter kimlikler arasında etkileşimin arttırılması gerektiğine işaret eden Yanık, herkesin eşit hisselere sahip olduğunu, her alter kimliğin bu kimliğin doğal bir parçası olduğunu vurgulamakta, bunu yapmanın bir yolunun da münazara yaptırılması şeklinde olabileceğini belirtmektedir.

Alter kimliklerden herhangi birine ayrı gerçek insan muamelesi yapılmaması gerektiği konusunda uyaran Yanık, dışlayıcı bir tutumdan uzak durulması gerektiğini vurgulamaktadır.

Birleşmenin Ritüelleri

Birleşmenin pek çok farklı yöntemi olduğunu belirten Yanık, ritüelin kendisinden ziyade alterlerin bu birleşmeye hazır olup olmadığının önemli olduğunu belirtmiştir. En sık kullanılan metotlardan birinin alter kimliğin bedenin karşısına geçip ona doğru yürümesi ve bu sırada bedenlerin iç içe girmesi, duygu, düşünce ve anıların farkına varılarak, ortaklaştırarak, onları kabul ederek iç içe girmesidir.

Yan yana durup iç içe geçme yöntemi, bulut yöntemi, dönerek zihinde birleşme yöntemi, hortum yöntemi diğer birleşme ritüellerindendir.

Zamanla kendisinin ayrı bir kişi olduğunu, birleşmenin yok olmak olacağını düşünen alter kimlikleri birleşmeye ikna etmenin kolay olmadığı vurgulanmakta, sütlü kahve metaforunun kullanılarak durumun açıklanabileceğine işaret edilmekte, birkaç birleşmeyi başardıktan sonra zihnin geri kalanının genellikle kendiliğinden birleşeceği belirtilmektedir.

Görüşmenin Süresi

Görüşme en az haftada bir, zaman zaman haftada iki, 50 dakika şeklinde, fakat ideal şartlar altında 90 dakika şeklinde yapılmaktadır.

Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu İlaçla Tedavi Edilebilir Mi?

İlaçlar bir maddenin miktarını etkilemekle beraber ayrışmış zihinleri tanıyıp entegre edebilecek kapasiteye sahip değillerdir. Semptomların azalmasına katkı sağlasalar bile psikopatolojinin iyileşmesine katkıları yoktur.

Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen Türkiye Psikoterapi Zirvesi’nde farklı ekoller üzerine uzmanlaşmış 31 profesyonel isim, psikoterapi alanında yapılan çalışmaları her yönüyle değerlendirerek birikimlerini aktardılar. Kısa sürede sağladığı çok çeşitli bilgi aktarımı sayesinde alana ilgi duyanlara büyük bir fırsat sunan Türkiye Psikoterapi Zirvesi’nde konuşmacılar ile katılımcılar, paneller ve atölyeler eşliğinde bol etkileşimli bir atmosferde buluştu.

Bu yıl da  Medaim Yanık ‘‘Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu’’ konu başlığıyla 16-17 Mart 2019 tarihlerinde İstanbul Teknik Üniversitesi, Maçka Kampüsü’nde gerçekleştirilecek Türkiye Psikoterapi Zirvesi’nde yer alacaktır.

 

Yanık, M. (2018). Bölünmüş Zihinler : Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu’nun Tanı ve Tedavisi.   İstanbul : İstanbul Tıp Kitabevleri.

 

*Bu yazı İstanbul Şehir Üniversitesi öğrencisi Emine Sümeyra Hafızoğlu tarafından kaleme alınmıştır.

0 likes

Yazar