Blog

Hiperaktif Erişkinler – Prof. Dr. Mücahit Öztürk

10 Şubat 2018

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) 1900’lü yılların başından beri bilinen bir tıbbi durumdur. Ancak 1990’lardan itibaren nedenleri ve tedavisi konusunda çok geniş kapsamlı araştırmaların yapılmaya başlamasıyla daha bilinir hale gelmiştir. Bugün birçok kişide Hiperaktivitenin çocukluk dönemine has bir durum olduğu kanaati hâkimdir. Oysa gerek dikkat eksikliği, gerekse hiperaktivite belirtileri bazı kişilerde yaşam boyu devam edebilir. Yapılan araştırmalarda erişkinlerde %2-4 oranında bu belirtilerin gözlendiği bildirilmiştir. DEHB’si olan çocukların anne babalarında benzer belirtiler 2-8 kat daha fazla görülür.

DEHB belirtileri gelişimle ve yaş ilerledikçe değişir. Özellikle hiperaktivite ve dürtüsellik yaşla birlikte azalırken, dikkat eksikliği belirtileri devam eder. Gelişimsel bir sorun olan DEHB’nin erişkinlerde acelecilik, hareketlilik, enerjik olma gibi bazı belirtileri, olumlu kişilik özellikleri olarak kabul edilip ciddiye alınmayabilir. Bu nedenle çoğu hiperaktif erişkin doktora başvurmaz ve tanı almaz.

Erişkinlerde DEHB; gerginlik, huzursuzluk, kıpır kıpır olma, bacak sallama, sessiz etkinliklerde zorlanma, telefonla çok konuşma, sürekli yorgunluk hali, kendini yeterince dinlenememiş hissetme şeklinde kendini gösterir. Bu kişiler, masa başı işlerden hoşlanmaz ve sık iş değişikliği yaparlar. Bir işte uzun süre kalamaz çeşitli bahaneler ile işten ayrılır başka bir iş ararlar. En önemli sorunları ise dürtüselliğin temel belirtisi olan, sonunu düşünmeden hareket etmedir. Ani karar vermeleri yanlış yapma oranlarını artırır. Duygulanımlarındaki hızlı değişkenlikler, aniden öfkelenme, kolay riskli davranışlar sergileme, sosyal ilişkilerinde sorunlar ve evlilik sorunları yaşamalarına neden olur. Dalgınlık, acelecilik, unutkanlık ve motor koordinasyon sorunlarına, hızlı araba kullanma tutkusu eklenince kaza yapma oranları hayli artar. Bu kişilerde her türlü bağımlılık riski de yüksektir. Çünkü DEHB’li bireylerde bağımlılıkta temel rol oynayan beyin dopamin metabolizmasında bozukluk söz konusudur.

Dikkat sorunları ise; organize olamama, işlerinde verimsizlik, zamanı kullanmada güçlük, unutkanlık, sakarlık, aradığını sıklıkla bulamama, günlük işleri akılda tutamama, uzun süre bir kitap ya da metin okuyamama, yeterince başarılı olmadığını ve hedeflerine ulaşamadığını düşünme, çekingenlik şeklinde kendini gösterir.

DEHB olan bireyler hareketlilikleri ve dürtüsel davranışları ya da dikkat sorununa bağlı günlük işlerinde ve akademik alanda yaşadıkları problemler nedeniyle çocukluktan başlayarak sürekli bir şekilde uyarılır ve eleştirilirler. Tüm bu uyarılar, uyarılan kişide belirgin özgüven kaybına yol açar. Yıllar içinde de bu duruma, kendi kapasitesinin altında başarı gösterme ve ilişkilerde sorunlar yaşama gibi belirtiler eklenince özgüven azalması süregen hale gelir. Tüm bunlar bir erişkinin hayatını çok derinden etkiler ve depresyon ve kaygı gibi ilave sorunlar gelişebilir.

Bir erişkinin kendisinde DEHB olduğunu bilmesi dahi tek başına işe yarayan bir şeydir. Eksiklerini fark edip onları düzeltme çabasına girmesi, organize olamadığı alanlarda kendisini organize edecek yol ve yöntemler bulması, riskli davranışlara yatkınlığını bilip bunlardan uzak kalmaya çalışması yaşam kalitesini arttıran bir durumdur. En önemlisi de kendini tembel, işe yaramaz, sorumsuz, düşüncesiz gibi yaftalamaktan kurtulur. Ancak asıl olan tedavi olmaktır.

 

**Kaynak: Bu yazının orjinal metnine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

 

 

0 likes

Yazar